<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eğitim arşivleri - Semih Pehlivan</title>
	<atom:link href="https://www.semihpehlivan.com/category/egitim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.semihpehlivan.com/category/egitim/</link>
	<description>Kişisel Web Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2020 11:54:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.0.9</generator>

<image>
	<url>https://www.semihpehlivan.com/wp-content/uploads/2020/07/1-Kopya-1-160x160.png</url>
	<title>Eğitim arşivleri - Semih Pehlivan</title>
	<link>https://www.semihpehlivan.com/category/egitim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Değişim</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/degisim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:33:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Değişim aslında dünya var olduğundan beri yaşanan bir süreçti. Tabii bu sürecin bilimsel olarak incelenmesi 100 belki 150 yıllık bir geçmişe sahiptir.Toplumları sosyolojik açıdan incelediğimizde insanlığın varoluşu ile M.Ö. 10.000 yılına kadar geçen sürenin, Avcılık ve Toplayıcılık toplumu olarak kayıtlara geçtiğini görüyoruz. Daha sonra M.Ö 10.000 ile M.S. 18. yüzyıla kadar geçen yaklaşık 12.000 yıllık dönemde...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/degisim/">Değişim</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Değişim aslında dünya var olduğundan beri yaşanan bir süreçti. Tabii bu sürecin bilimsel olarak incelenmesi 100 belki 150 yıllık bir geçmişe sahiptir.<br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><br style="margin: 0px; padding: 0px;" />Toplumları sosyolojik açıdan incelediğimizde insanlığın varoluşu ile M.Ö. 10.000 yılına kadar geçen sürenin, Avcılık ve Toplayıcılık toplumu olarak kayıtlara geçtiğini görüyoruz. </span><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">Daha sonra M.Ö 10.000 ile M.S. 18. yüzyıla kadar geçen yaklaşık 12.000 yıllık dönemde ise insanlık Tarım Toplumu sürecinde idi. </span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">Bu dönemden sonra yani 18. Yüzyıldan 20. Yüzyılının başlarına kadar geçen sürede ise insanlık artık Sanayi Toplumu kimliği taşıyordu.<br style="margin: 0px; padding: 0px;" /></span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">İşte ne oldu ise burada oldu. 12.000 yıllık alışkanlıkların 180 yıl gibi çok kısa bir sürede değişimesi insanlar üzerinde yoğun bir stres birikimine yol açtı ve bu birikim çatışmaları beraberinde getirdi. Öyle ki 1. ve 2. Dünya savaşları bu çatışmaların en önemli kırılım noktaları idi.<br style="margin: 0px; padding: 0px;" /></span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">Stresin en büyük belki de tek kaynağının değişim olduğu söylenmektedir. Genel olarak yaşanan streslere bir göz attığımızda hemen hemen tamamının kaynağının değişim olduğunu görüyoruz. </span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><strong style="margin: 0px; padding: 0px;">O zaman asıl sorun değişime ayak uyduramamaktır.</strong> </span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">Şu an dünya üzerinde yaşayan uluslar içinde Amerika ve vatandaşları değişime en çabuk uyum sağlayanlar olarak görülmektedir. Bunu her alanda görebildiğimiz gibi filmlerinde de izliyoruz. Matrix serisinin ilk bölümünde ve devamında Neo’yu kurtarıcı olarak gören ve hayatta tek amacı ona ulaşmak olan Morpheus, Matrix Reloaded’da onun kurtarıcı olmadığını anlayınca “Dün uykuda idim, bugün uyandım” diyebilmiş ve değişimi o anda sahiplenebilmiştir. </span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">Buna benzer bir sürü örnek sıralamak mümkün. Yüzyıllar önce yaşayan <strong style="margin: 0px; padding: 0px;">Mevlana </strong>aşağıdaki şiir ile değişimi çok ama çok güzel tanımlamıştır. <strong style="margin: 0px; padding: 0px;">Bu şiir otoritelerce dünyada değişimin şiirsel olarak tanımlandığı en iyi ifade olarak görülmektedir:</strong></span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt; color: #ffffff;">.</span><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><br />
</span><img style="border: 0pt currentColor; margin-right: 15px; margin-left: 15px; float: left;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QVDvpKWSpaM/Sg1SkXIOreI/AAAAAAAAEl0/hTTlaEbneFE/s400/m6+-+Copy.jpg" border="0" /><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><em style="margin: 0px; padding: 0px;"><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><strong style="margin: 0px; padding: 0px;">Yeniliğe Doğru<br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><br style="margin: 0px; padding: 0px;" />Her gün bir yerden göçmek ne iyi </strong><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><strong style="margin: 0px; padding: 0px;">Her gün bir yere konmak ne güzel </strong><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><strong style="margin: 0px; padding: 0px;">Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş </strong><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><strong style="margin: 0px; padding: 0px;">Dünle beraber gitti cancağızım</strong><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><strong style="margin: 0px; padding: 0px;">Ne kadar söz varsa düne ait </strong><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /></span></em><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><em style="margin: 0px; padding: 0px;"><strong style="margin: 0px; padding: 0px;">Şimdi yeni şeyler söylemek lazım<br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><br style="margin: 0px; padding: 0px;" />Mevlana Celaleddin Rumi</strong><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /></em><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /></span></span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;"> </span></h4>
<h4><span style="font-size: medium; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">Her değişim stres yaratır demek doğru değildir ama <strong style="margin: 0px; padding: 0px;">stresin sebebi değişimdir</strong> diyebiliriz. Bunu görebilmek her zaman mümkün olamayabilir ama verilen kararlar büyük önem taşımaktadır. </span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /></span></h4>
<h4><span style="font-size: medium; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">Osmanlı’nın en büyük lideri <strong style="margin: 0px; padding: 0px;">Kanuni Sultan Süleyman</strong> &#8216;in <strong style="margin: 0px; padding: 0px;">(M.1520-1566)</strong> Viyana kapısına kadar gidip geri dönmesini herkes farklı yorumlamaktadır.</span></span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;"> <span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><span style="margin: 0pt; padding: 0pt; color: #ffffff;">.</span><br />
<img style="border: 0pt currentColor; margin-right: 15px; margin-left: 15px; float: left;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QVDvpKWSpaM/Sg1YCz7KrNI/AAAAAAAAEl8/4AP_U4eKN-M/s400/kss+-+Copy.jpg" border="0" /></span><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">Günümüzde bile tartışılan bu karar için şu iddiaya özellikle dikkat etmek gerekir:<br style="margin: 0px; padding: 0px;" /></span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">Viyana kapısına kadar gelen Kanuni, eğer Viyana’yı da Osmanlı topraklarına katarsa tüm Avrupa&#8217;yı da almak zorunda kalacaktı. Hatta Viyana’yı almak bu süreci kolaylaştıracak ve hızlandıracaktı.<br style="margin: 0px; padding: 0px;" />Ama o zaman yeryüzünde Doğu-Batı kavramı diye bir şey kalmayacaktı. Yani Batı var olduğu için var olan Doğu, Doğu var olduğu için var olan Batı kavramları ortadan<br />
kalkacaktı. Dolayısıyla batılılaşma diye bir kavram veya hedef olmayacak, doğu kültürü diye bir kültür kalmayacaktı.<br style="margin: 0px; padding: 0px;" /></span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><strong style="margin: 0px; padding: 0px;">İşte bu değişimin yaratacağı stresi gören Kanuni; Viyana’yı almadan geri dönebilme büyüklüğünü gösterebilmişti.</strong><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /></span><br style="margin: 0px; padding: 0px;" /><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;">Günümüzden 10 yıl önce başlayan teknoloji değişimine ve insanın üretimdeki gücünü gören bir ulusun -ki o ulus artık dünya devi olmaya aday- Ataları yıllar önce aşağıdaki<br />
sözü söylemiş.</span></span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;"> </span></h4>
<h4><span style="font-size: medium; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="margin: 0pt; padding: 0pt; color: #ffffff;">..</span> <span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><img style="border: 0pt currentColor; margin-right: 10px; margin-left: 10px; float: left;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QVDvpKWSpaM/Sg1SkBeTlRI/AAAAAAAAEls/QpQ0Qul0v7k/s400/c1.jpg" border="0" /></span><br />
<span style="margin: 0pt; padding: 0pt; color: #ffffff;"><strong style="margin: 0px; padding: 0px;"><em style="margin: 0px; padding: 0px;">.</em></strong></span><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><strong style="margin: 0px; padding: 0px;"><em style="margin: 0px; padding: 0px;"><br />
</em></strong></span></span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;"> </span></h4>
<p><span style="font-size: medium; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><strong style="margin: 0px; padding: 0px;"><em style="margin: 0px; padding: 0px;">“ Değişimin karşısında aptallar duvar örer, akıllılar yel değirmeni yaparlar.”Ç</em><em style="margin: 0px; padding: 0px;">in Atasözü</p>
<p></em></strong></span></span><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="margin: 0pt; padding: 0pt;"><strong style="margin: 0px; padding: 0px;">SEMİH PEHLİVAN</strong></span></span></span></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/degisim/">Değişim</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklukta meslek seçimi</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/cocuklukta-meslek-secimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:31:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Efe daha çok küçükken ve hatta konuşmaya yeni başladığı zamanlardı. Bir gün elinde bir sürü not kağıdı ile geldi ve bana her bir kağıda ayrı ayrı rakamlar yazdırdı; 1 USD, 2 USD, 50 Cent… Sonra odasına kapandı. 1 saat sonra bizi çağırdı; ‘’Gelin dükkan açtım.’’ Odasına girdiğimizde yatağının üzerinde bir sürü oyuncak düzgünce sıralanmış ve...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/cocuklukta-meslek-secimi/">Çocuklukta meslek seçimi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Efe daha çok küçükken ve hatta konuşmaya yeni başladığı zamanlardı. Bir gün elinde bir sürü not kağıdı ile geldi ve bana her bir kağıda ayrı ayrı rakamlar yazdırdı; 1 USD, 2 USD, 50 Cent… Sonra odasına kapandı. 1 saat sonra bizi çağırdı; ‘’Gelin dükkan açtım.’’ Odasına girdiğimizde yatağının üzerinde bir sürü oyuncak düzgünce sıralanmış ve hepsinin üstünde bana az önce yazdırdığı kağıtlar vardı. O yazdıklarımın fiyat etiketi olduğunu o anda öğrendim.</span></h4>
<h4></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Başka birgün düşünceli bir halde gördüm. Sebebini sorduğumda<em> ‘İleride insanların yemek yiyeceği bir yer açmak istiyorum, ama Burger King mi açayım yoksa McDonalds mı karar veremiyorum’’</em> demişti. Şu an 17 yaşında ve daha 2 sene öncesine kadar camın önünde oturup, yolun karşısındaki 104 yıllık ünlü Islama Köfteciyi seyrederek ‘’Ne güzel bir işletme, adeta para basıyor, ama işlerini çok iyi yapıyorlar’’ diyordu.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Lise 3. sınıf öğrencisi Efe, lise sınavlarına girerken Aşçı olmak istediğini söyledi. Kararına müdahale etmedik. Birinci sıra tercihini evimizin çok yakındaki Anadolu Turizm Lisesi için yaptı. Aldığı puan ile rahatlıkla kazandı. Fakat okula kayıt için ön şart olan mülakatı geçemedi. Hatta mülakatı geçemeyen tek öğrenciydi. Okul müdürünü arayıp sebebini sorduğumda ‘’Turizm okulunda okumak için yeteri kadar girişken ve kaba tabirle fırlama’’ olmadığını öğrendim.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Çocukların okul tercihlerini kendilerinin yapması gerektiğini savunduğum için yeni kararı da ona bıraktım. Ne yapmak istiyorsun dediğimde ‘’Bilgisayar programcılığı, web tasarımı gibi’’ bölümlerin ilgisini çektiğini söyledi ve önce Meslek Lisesine başladı. Birinci senenin sonunda istenilen not ortalamasını tutturduğu için Teknik Liseye geçiş yaparak ‘’Web Tasarımcılığı’’ bölümünde okumaya başladı.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">2014 yılı Eylül ayında önce Sola Unitas sonrasında İzotomi ile tanışmak beni çok heyecanlandırmıştı. Proje o kadar özel ve güzel bir çalışmaydı ki bir şekilde Efe’nin bu projenin içinde olmasını sağlamalıydım. Tabii bunu önce onun istemesi gerekiyordu. Klasik ergen tavırları ile reddetmesi de çok muhtemeldi.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Bir gün Efe’ye izotomiden bahsettim. Bir takım testler ve görüşmeler sonucunda değerlerinin ve inançlarının ortaya çıktığını ve ileriki yaşamında en mutlu olacağı mesleklerin tespit edildiğini söyledim. Tepkisi şu oldu ‘’Ne yani o testler sonucunda bana Atom Mühendisi olmalısın derlerse onları mı dinleyeceğim?’’</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Projenin böyle bir sonucu olamayacağını, ona bir meslek önerisinde veya dayatmasında bulunulmayacağını, sadece mutlu olabileceği mesleklerin ortaya çıkacağını, meslek seçiminde her zamanki gibi kararın kendisinde olacağını anlattım.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Ve “Tamam” dedi. İlk görüşme için yola çıktık. Testler ve görüşme yapıldı. Ben ne ilk görüşmeyi yapan Ceren’e ne de Efe’ye tek bir soru sormadım. Sorsaydım da zaten Efe’nin anlatmayacağını biliyordum. Sadece şunu sordu; ‘’Bir daha ne zaman geleceğiz?’’ Sanırım ilgilenmişti.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">İkinci görüşme için tekrar yola çıktık. Yolda Efe, 17 yıllık yaşamı boyunca yaptığını yaptı. Arabaya biner binmez arka koltuğa yattı ve uyumaya başladı, Taksim Elmadağ’a gelene kadar uyudu. Sonra Umut’la görüştü. Ama bir takım değişiklikler vardı. Arabaya binene kadar anlamlandıramadım. Arabaya binerken ağzım açık kaldı. Efe ön koltuğa oturdu. Ve konuşmaya başladı. Yaklaşık 2 saat süren 150 km yol boyunca hiç susmadı. Ben görüşme ile ilgili hiç soru sormadım. Ama sanki o anlatmak istiyor gibiydi. Birkaç kez, ismini unuttuğu Umut’un    ‘’Bu görüştüğüm arkadaşın adı neydi’’ diye sorarak Umut ile yaptığı görüşmeyi refere etti.  Ve tekrar aynı soruyu sordu ‘’Bir daha ne zaman geleceğiz?’’</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Son görüşme hafta içi ve okulların açık olduğu bir gündü. Okuldan izin aldık ve bir kez daha yola çıktık. Hem de saat 05.45’te. Gece 02.30 civarı Efe’nin henüz uyumadığını farkettim. Nasıl olsa yolda uyur diye düşünüyordum. Ve yeni bir şok. Sabahın 05.45‘inde Efe yine ön koltuğa oturdu. Yine konuştuk ve yine hiç susmadık. Tam ikibuçuk saat.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Son görüşme Tülin’leydi. Görüşme sonunda vakit kaybetmeden yola çıktık. Bu sefer heyecanıma yenik düştüm ve sordum ‘’Görüşmen nasıl geçti, Tülin ablayı sevdin mi?’’ Cevap çok kısa ve netti; ‘’Soruları çok bunaltıcıydı.”</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Artık sonuçları heyecanla beklemeye başladık. Efe,  zaman zaman ilk endişesini tekrarladı; ‘’Atom mühendisi olmalısın derlerse ne olacak?’’</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Dün sonuçları aldığımda üstünkörü, fazla detaylara girmeden inceledim. Son derece şık hazırlanmış ama bir o kadar da detaylı bir rapordu. Açıkçası bunu beklemiyordum. Üzerinde çok büyük emek olduğu her halinden belliydi. Ama içimden bir ses bu raporu detaylı olarak incelemeyi Efe ile birlikte yapmam gerektiğini söylüyordu. Eve gelene kadar rapora hiç dokunmadım.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Dün gece saat 23.15 te Efe ile birlikte oturup raporu incelemeye başladık. Önce Izotomi değerlerine bir göz attık. Daha sonra sayısal verileri inceledik. Grafikleri incelerken Efe’ye popülasyon kelimesinin ne anlama geldiğini anlatmak zorunda kaldım. En yüksek değeri olan “Hazcılığın” kelime anlamını da açıkladım.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Sonrasında Efe’nin meslek profili sayfasını açtık. Burada tabloya önce tersten baktık. En mutsuz olacağı, ona en uymayan meslekleri inceledik. Sayfaları geriye doğru çevirmek zorunda kaldık. Çünkü Finans Sektörü Meslek Grubunun ne olduğunu incelemeliydik. Bankacı, Denetçi, Muhasebeci, Bütçe uzmanı vs vs.. Efe bunları her duyduğunda yüzünde bir ekşime oldu. Aynı durum tablonun en altındaki Hizmet Sektörü ve Görsel Sanat Meslekleri için de geçerliydi. Efe bu 3 grubun tüm alt gruplarında aynı şeyi hissettiğini belli etti, “Bunların hiç biri bana uygun değil.”</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Sonra en uygun, en mutlu olacağı mesleklere geçtik. Efe’ye anlamını bilmediği listenin tepesindeki Müteşebbisin ne olduğunu anlattım. Oysa ki ben Müteşebbisi gördüğümde hemen odasında dükkan açtığı, zincir restaurantlara özendiği günleri hatırladım. Görüşmelerde kendi ifadesi ile desteklediği Ruh Sağlığı Meslek grubunun alt grubunda gördüğü Psikolog, Terapist gibi ifadeler yüzünde gülümseme yarattı.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Nitel veriler sayfasındaki yorumlarda birkaç kez, uzun cümlelerin ne anlama geldiğini anlamadığını söyledi. Uzun bir kaç cümleyi parçalara ayırarak tekrar okuduk. Cümlelerdeki güdülenme, farkındalık, uyumlanma gibi bir çok kelimeyi daha anlaşılır olması için değiştirmek zorunda kaldım. Çünkü öncelikli ebeveynlere yönelik bu raporun, raporun asıl kahramanı tarafından da anlaşılır olması gerektiğine inanıyorum.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Raporun nitel bölümündeki yorumlarda Efe’nin ebeveynleri ile paylaşmaktan imtina ettiği konuları gördüm. 4 yıl önce şehir değiştirdiğinde arkadaş çevresinin değiştiğini, bu durumun sonucunda, yeni çevresindeki insanlarla yaşadığı kültürel farklılıklar nedeniyle daha mesafeli ilişkiler kurduğunu anladım. Aynı şekilde izotomi sürecinde Efe’nin halihazırda devam ettiği bilişim dalında devam edebilmesi için sayısal puana ihtiyacı olduğunu farkettiğini, oysa ki sayısal puanı sağlayacak derslere hiç ilgi duymadığını, sözel ağırlıklı puan alarak ilgi duyduğu psikoloji gibi alanlara yönelmek istediğini görmüş oldum. Ve Efe’nin lise eğitiminin son senesinde halen okuduğu okuldan ayrılıp son senesini sözel ağırlıklı bir kolejde devam edip kariyer hedefini değiştirmede istekli olduğunu farkettim.</span></h4>
<h4><span lang="EN-US" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Sonuç olarak hem Efe’nin farkındalığı hem de bizim oğlumuzun ileride mutlu olacağı bir işin tanımlanıyor olmasının verdiği sevinç ile iyi ki varsın izotomi…      </span></h4>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/cocuklukta-meslek-secimi/">Çocuklukta meslek seçimi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!-- WP Optimize page cache - https://getwpo.com - page NOT cached -->
