<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Semih Pehlivan</title>
	<atom:link href="https://www.semihpehlivan.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.semihpehlivan.com/</link>
	<description>Kişisel Web Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2020 11:54:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.0.9</generator>

<image>
	<url>https://www.semihpehlivan.com/wp-content/uploads/2020/07/1-Kopya-1-160x160.png</url>
	<title>Semih Pehlivan</title>
	<link>https://www.semihpehlivan.com/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yerli olmak</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/yerli-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:51:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3265</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üstat Cemil Meriç, Erzurum’dan İstanbul’a gelirken bindiği otobüste yol boyunca yanındaki adamla konuştu. Aslında konuşma dialogtan çok monolog idi. O anlattı yanındaki dinledi, bütün gece o anlattı yanındaki adam dinledi. Hava yeni aydınlandığı sırada yol kenarındaki tabelada İstanbul il sınırını okuduklarında adam ve üstat son bir kez olduğunu tahmin ederek birbirlerine uzun uzun baktılar ve...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/yerli-olmak/">Yerli olmak</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Üstat Cemil Meriç, Erzurum’dan İstanbul’a gelirken bindiği otobüste yol boyunca yanındaki adamla konuştu.</span></h4>
<h4 class="ecxmsonormal"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Aslında konuşma dialogtan çok monolog idi. O anlattı yanındaki dinledi, bütün gece o anlattı yanındaki adam dinledi.<br />
</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Hava yeni aydınlandığı sırada yol kenarındaki tabelada İstanbul il sınırını okuduklarında adam ve üstat son bir kez olduğunu tahmin ederek birbirlerine uzun uzun baktılar ve üstat kısık sesle sordu:<br />
</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">“Anlattıklarımdan neler çıkardın söyle bakalım” adam başını mahçup bir şekilde eğdi ama bir o kadar da şaşkınlıkla cevapladı; &#8220;Aslında hiçbir şey anlamadım anlattıklarından ama şunu anladım ki sen bizden biri değilsin”</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Adam aslında çok şey anlamıştı. Daha doğrusu en önemli şeyi fark etti. Evet o bizden biri değildi. O kendi tanımlaması ise “Yerli” idi.  Kendisini yaşamı boyunca ben yerliyim diye tanımlamıştı.<br />
</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Neden yerli idi veya yerli olmaktan gurur duyardı Cemil Meriç?  Daha doğrusu ne demekti yerli olmak.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Çok büyük bir toplumun torunlarıyız. Yeryüzünün bilinen en büyük imparatorluklarından birinin evlatlarıyız.  Bu ister istemez ruhumuza işledi ve bize ayrı bir ego pompaladı. Osmanlı imparatorluğu o kadar büyük ve lokasyonu geniş bir toplumdu ki içersinde her türlü toplumu, grubu, insanı ve düşünceyi taşıyordu. Büyük Osmanlının evlatları kadar batı aşıkları, batı hayranları ve fanatikleride vardı bu harmanda.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Zamanla çağlar değişti zaman aktı gitti ama ruhumuz benliğimizle bizi takip etti. Büyük Osmanlının ruhunu nesilden nesile devredenlerin torunları bugün hala kendilerini o günkü gibi büyük, ulaşılamaz ve mağrur görenler batıya küçümser gözle bakmayı sürdürüyorlar. Onlara göre batı insanlıktan çıkmış,  medeni kimliğinde ama medeniyet yoksunu, ahlaksızlığın tek sorumlusu ve en büyük kaynağı.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Devreden ruhlar sadece bu grubu dillendirmediler tabii ki. Batı aşığı, kendisini aydın, çevresini elit olarak adlandıran kesim ise Türk halkını cahil, yobaz, karaktersiz, kişiliksiz, onursuz vb tanımlarla kimliklendirmekten kaçınmamaklar.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Bir de bunları destekleyen coğrafik konumumuzla birlikte ciddi bir kimlik bunalımı yaşamıyorsak bu büyük bir mucize değilse nedir acaba. Edirne sınırımızı Ortadoğunun başladığı yer olarak gören batı toplumu ile Güneydoğu Anadolu sınırmızı Batı’nın başladığı yer olarak gören Ortadoğu insanları aslında bizi bir noktaya sürüklüyorlar biz farkında olsak ta olmasak ta. Belki aynı sınırı alsalar biz kim olduğumuza karar vereceğiz ama almıyorlar işte.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">İşte bu yüzden kim olduğumuza karar vermeye çalışmak yerine yerli olmaya çalışmak daha kolay ve akılcı bir yoldur. Batı Güneydoğu sınırımıza Ortadoğu deseydi biz bugün AB nin en güçlü üyesi olurduk. Ortadoğu Edirne’yi Batı saysa idi biz onların hem abisi olurduk hemde hamisi.<br />
</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Ama biz yerli olmalıyı seçmeliyiz sadece. Kürt, Çerkez, Ermeni, Alevi kardeşlerimizle birlikte Yerli Türk olmanın keyfini sürmek varken bu kimliksizlik veya kimlik arayışı niye ?</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Semih Pehlivan</span></h4>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/yerli-olmak/">Yerli olmak</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumun siyasi inanç kodları</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/toplumun-siyasi-inanc-kodlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:50:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3263</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde,  hayat yolculuğuna &#8220;toplumun inanç kodlarını çözebilmek&#8221; hedefiyle çıkan bir &#8220;dost&#8221; ile keyifli ve tadı damakta kalır kıvamda 45 dakika geçirdim. Alınan dersler ve konulan hedefler en az kısmen giderilen hasret kadar doyurucuydu. Asıl hedef &#8220;toplumun siyasi kodlarını çözebilmek&#8221; için klavuz arayışı iken yolun ne kadar dikenli olduğu ortaya çıktı. Toplumdaki siyasi kodların çözümü...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/toplumun-siyasi-inanc-kodlari/">Toplumun siyasi inanç kodları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Geçtiğimiz günlerde,  hayat yolculuğuna &#8220;toplumun inanç kodlarını çözebilmek&#8221; hedefiyle çıkan bir &#8220;dost&#8221; ile keyifli ve tadı damakta kalır kıvamda 45 dakika geçirdim. Alınan dersler ve konulan hedefler en az kısmen giderilen hasret kadar doyurucuydu.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Asıl hedef &#8220;toplumun siyasi kodlarını çözebilmek&#8221; için klavuz arayışı iken yolun ne kadar dikenli olduğu ortaya çıktı.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Toplumdaki siyasi kodların çözümü -iktidar düzeyinde- ne kadar zor, karmaşık ve değişken olsa da muhalefet düzeyinde ne kadar basit ve sığ olduğu aşikar. Bu sığ bakış açısı sadece sorunlara ve çözümlerine odaklanamama ile sınırlı olmayıp en baş aktör seçmene bakışı da şekillendirmiş durumda.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Evine CHP&#8217;li bakanların, milletvekillerinin yemeğe geldiği bir babanın oğlu olarak büyüdüm. Daha 15-16 yaşlarında yardımsız yürüyemeyen babaannemin oy kullanmasına yardım etme bahanesi ile başladım CHP&#8217;ye oy vermeye. Bugün 42 yaşındayım ve CHP den başka hiçbir siyasi partiye oy vermedim.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Belki ilk öğrenilmesi gereken iktidara taşıyanların siyasi inanç kodları değil de sürekli muhalefet CHP&#8217;ye oy verenlerin kodları.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Önce Anavatan iktidarından kurtulmak için oy verdik CHP ye. Sonra Erbakan gelmesin diye. MHP&#8217;lilere kafatasçı dediler korktuk verdik. Sonrasında meclis dışında kalsın istemedik. Şimdi ise MHP ile ortak çatı bile kurduk ama gönlümüzdeki aday seçilsin diye değil istemediğimiz aday seçilmesin diye.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Daha önce bir yazımda Cemil Meriç&#8217;ten bahsederken &#8220;Osmanlı gibi batıyı küçümsemek veya aydın kesim gibi batıyı överken bizi aşağılamak yerine YERLİ OLMAK (bknz; <a href="../?&amp;Syf=15&amp;cat_id=16&amp;baslik_name=WWVybGkgT2xtYWs=" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yerli Olmak</a>)&#8221; kavramını vurgulamıştım.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Yerli olmak yerine &#8220;aydın&#8221; görünmekten vazgeçmeyen kesimi, hemen her iktidar karşıtı televizyon kanalında görmek mümkün. İktidarı eleştiri hakkını sonuna kadar desteklerken iktidara taşıyanları eleştirmeyi aşağılama düzeyine kadar indirmek tek kelime ile korkunç bir hata değil midir?</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Hali hazırdaki siyasi tablonun CHP lehine değişmesi için ortada basit bir matematik duruyor oysa ki. CHP&#8217;nin bugün iktidara gelmek için yetmeyen oy sayısını arttırmak için 2 yol var. Ya MHP&#8217;nin ya da AKP&#8217;nin seçmenini kendi lehine çekebilmek. Hayata bakış açısı düşünüldüğünde MHP seçmeninin saf değiştirmesi pek mümkün olmadığına göre tek hedef AKP seçmenidir.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Bu noktada AKP seçmeninin siyasi inanç kodlarını çözme sürecinde &#8220;1 çuval kömür, 2 torba makarna&#8221; sığlığında kalmak uzun yıllar muhalefette kalmayı sağlar ancak.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Peki hedeflenen seçmen kitlesini &#8220;Aziz Nesin %60 demişti, demek ki %10 luk kısım yanlışlıkla bizim tarafa geçti&#8221; yaftası ile kodlamak hangi &#8220;aydın&#8221; düşüncenin üründür?</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Tespitin doğru yapıldığı varsayılsa ve &#8220;makarna+kömür&#8221; formülünün denklemdeki gücü ispatlansa dahi &#8220;Aptal&#8221; damgası vurulmuş seçmenin saf değiştirebileceğini düşünmek üstün zeka ürünü müdür?</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">Semih Pehlivan</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: medium;">2014 &#8211; Adapazarı       </span></h4>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/toplumun-siyasi-inanc-kodlari/">Toplumun siyasi inanç kodları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15 yaşımda</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/15-yasimda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:48:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3261</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tam 15 inde&#8230;                         Herkes akşam yemeğinde tek bir konuyu konuşuyordu; O günkü duruşmada aile avukatının muhteşem performansı&#8230; Son derece başarılı bir savunma gerçekleştirmiş, karşı tarafın avukatını hatta davanın hakimini bile susturmuştu. Evin en küçüğü, ailenin gözbebeği, zeki, çalışkan ve başarılı çocuk o an karar verdi. Herkesin hayranlıkla ve takdirle anlattığı bir avukat olacaktı....</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/15-yasimda/">15 yaşımda</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><b>Tam 15 inde&#8230;</b></p>
<p align="center">
<p>                        Herkes akşam yemeğinde tek bir konuyu konuşuyordu; O günkü duruşmada aile avukatının muhteşem performansı&#8230;</p>
<p>Son derece başarılı bir savunma gerçekleştirmiş, karşı tarafın avukatını hatta davanın hakimini bile susturmuştu.</p>
<p>Evin en küçüğü, ailenin gözbebeği, zeki, çalışkan ve başarılı çocuk o an karar verdi. Herkesin hayranlıkla ve takdirle anlattığı bir avukat olacaktı.</p>
<p>Artık tek hayali buydu. Bir sonraki mahkemeyi heyecanla bekliyordu. O da mahkemeye gidecek ve görmeden hayran kaldığı avukatı seyredecekti. O gün geldiğinde mahkeme salonunda en ön sıraya oturdu. Avukatlar öyle heybetli kocaman adamlardı ki sanki kapılardan zor geçiyor gibi duruyorlardı. Hele o cüppeleri sanki &#8220;süperman&#8221;in pelerini gibiydi.</p>
<p>O günkü duruşma çok hareketli geçmedi ama avukatların oturuşu, kalkışı, konuşması bile yetmişti.</p>
<p>Hayallerinde sürekli avukatlık cübbesini giydiğini günü düşünüyordu. Çok iyi bir avukat olacaktı. Herkes ondan bahsedecekti.</p>
<p>Ortaokulun bittiği liseye kaydolacağı günler aynı zamanda 14&#8217;ün bitip 15 e girdiği günlerdi. 8 yaş büyük abisi ısrarla onu Ticaret Lisesine kaydettirmek istiyordu. Kimse ona ne istediğini, hayallerini, planlarını sormuyordu. Hatta anne ve babası bile hiç itiraz etmediler abinin kararına. Herkeste anlamsız bir itaat vardı. Çocukta itiraz etmedi, umursamadı. Çünkü o çok zeki ve çalışkandı. Aradaki açığı çok rahat kapatabilirdi. Çünkü o avukat olmayı kafasına takmıştı.</p>
<p>Evden uzaktaki yeni okuluna her gün yürüyerek gidiyordu ama hiç önemsemiyordu. Nasıl olsa 3 yıl dediğin çabucak geçecek ve İstanbul veya Ankara&#8217;da bir Hukuk fakültesine kayıt olacaktı.</p>
<p>Okulun ilk döneminde çok mutluydu. Klasik liselerdeki tüm dersleri görüyorlardı. Belki çok detaylı değildi ama yine de bir temel oluşuyordu. Fizik, Kimya, Biyoloji vs her türlü ders vardı. Ona göre eksik olanlar ise küçük çabalarla rahatlıkla halledilebilirdi.</p>
<p>İlk sınıfın ilk döneminin sonuna doğru okulda bir hareketlilik olmaya başladı. Okulda bir şeyler değişiyordu. Karışıklık birkaç gün sonra netleşti. Ticaret Lisesi tam bir meslek lisesine dönüştürülmüştü ve eğitim haftada 2 gün örgün eğitim 3 gün staj halini almıştı. Dolayısıyla tüm dersler ağırlıklı olarak mesleki ders olmuş, Fizik, Kimya, Biyoloji ve benzeri tüm dersler kaldırılmıştı.</p>
<p>Çocuk bunu da önemsemedi. Biraz daha çaba sarf edecekti sadece.</p>
<p>Son yıl hem okula gidiyor, hem staj yapıyor hem de dershaneye koşturuyordu. Sınav günü gelip çattığında o günün listesindeki 9 hukuk fakültesinin hepsini tercih etti. Bunu prosedür gereği yapmıştı. İstanbul Üniversitesi Hukuk veya Ankara Üniversitesi Hukuk&#8217;tan o kadar emindi ki.</p>
<p>Sınav sonuçları açıklandığında büyük hayal kırıklığı yaşamıştı. Hiçbir hukuk fakültesini kazanamamıştı. Dershanedeki sıra arkadaşı Erzincan Hukuk Fakültesini kazanmıştı. Hem de çocuğun aldığı puandan sadece 0,75 daha fazla puanla. Başka bir deyişle çocuk 3 yanlış cevabı vermeyip boş bıraksa o da kazanan olacaktı.</p>
<p>Çocuk aslında hayallerini o gün kaybetmedi. Abisinin zorla elinden tutup hayalin ne diye sormadan kendi istediği okula götürdüğünde kaybetmişti.</p>
<p>Çünkü o tam 15 inde idi. Hayalleri, umutları, planları sorulmayan, sorulsa da umursanmayan.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Semih Pehlivan,</b></p>
<p><b>Ocak 2015    </b></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/15-yasimda/">15 yaşımda</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevdiğim sözler</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/sevdigim-sozler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:47:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3259</guid>

					<description><![CDATA[<p>·         Kılıçla yaşayan kılıçla ölür ·         Bilmediklerimi ayaklarımın altına koysam, başım gökyüzüne değer. ·         Yola çıktıklarını, yolda bulduklarına değişirsen; yolunu kaybedersin&#8230;Bir şeyi neden sevdiğini biliyorsan, artık çıkarın vardır. Bırakmıyorsan, artık çaresizliğe girmiştir sevgin. Umudunu sevgin sanma&#8230;Yola çıkmadan önce bir daha düşün..Çünkü hevesle yola çıkanın sonu hüsran, aşkla yola düşenin sonu yanmaktır!&#8230; Mevlana Celaleddin Rumi ·         Düştüğün zaman elini uzatana...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/sevdigim-sozler/">Sevdiğim sözler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><span style="color: #ffffff; font-size: medium;">·<span style="color: #000000;">         Kılıçla yaşayan kılıçla ölür</span></span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bilmediklerimi ayaklarımın altına koysam, başım gökyüzüne değer.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Yola çıktıklarını, yolda bulduklarına değişirsen; yolunu kaybedersin&#8230;Bir şeyi neden sevdiğini biliyorsan, artık çıkarın vardır. Bırakmıyorsan, artık çaresizliğe girmiştir sevgin. Umudunu sevgin sanma&#8230;Yola çıkmadan önce bir daha düşün..Çünkü hevesle yola çıkanın sonu hüsran, aşkla yola düşenin sonu yanmaktır!&#8230; Mevlana Celaleddin Rumi</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Düştüğün zaman elini uzatana ARKADAŞ denir. Sen düşerken, kendisinin de düşeceğini bile bile elini uzatana ise DOST denir.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gerçek değer, geldiğinde boşluk dolduran değil, gittiğinde boşluk yaratandır. Öyle hayat yaşa ki gittiğinde yeri doldurulamayan ol.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Düşündüğü hemen yap yoksa tercih yapmak zorunda kalırsın.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         İnsan kınadığını yaşamadan ölmezmiş.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Takdir ediliyorsan değil, taklit ediliyorsan başarmışsın demektir.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;"><span style="font-size: medium;">·</span>         <span style="font-size: medium;">Marifet geniş omuzlara sahip olmak değil, kaç kişiye o omuzlara yaslanacak kadar güven verdiğindir. </span></span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;" data-mce-mark="1"><span data-mce-mark="1">·</span>         <span data-mce-mark="1">Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından kendime &#8216;nesin&#8217; soyadını aldım. Herkes &#8216;Nesin&#8217; diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim. (Aziz Nesin)</span></span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Hayat, silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır. &#8216;J.Christian&#8217;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         İnsanlar değerli olmayı unuttular, önemli olmaya çalışıyorlar.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Düşünce dili kurgularken kendini ele verir. Dili okumayı bilen, düşünceleri okuyabilir.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Whosoever diggeth a pit shall fall there in.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Güzel bir gülü, güzel bir geceyi, güzel bir dostu herkes ister. Önemli olan gülü dikeniyle, geceyi gizemiyle, dostu tüm derdiyle sevebilmektir.&#8221;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Söyleyecek çok sözü olan susuyorsa, sessizliği sağır edici olabilir.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Sormaz ki bilsin, sorsa bilirdi; bilmez ki sorsun, bilse sorardı&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         İnanıyorsan savunduklarına, arkasında duracaksın. Gerek yok cellada, çıkarıldığında darağacına tabureye sen vuracaksın. . . !</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Erken yatana tavuk, çok çalışana inek, aklını kullanana çakal, kıskanmayana domuz denilen bir ülkede insan olmak çok zor (Cemal Safi)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Garip değil mi ? Edepli edebinden susar, edepsiz ben susturdum zanneder&#8230;(Sigmund Freud)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bir yalan, hangi amaç için söylenmiş olursa olsun, her zaman, en kötü gerçekten daha kötüdür. (CHE)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Elmas yontulmadan, insan da yanılmadan mükemmelleşemez&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Konuşmaya değer insanlarla konuşmazsan insanları, konuşmaya değmez insanlarla konuşursan kelimeleri yitirirsin.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Haddini bilmedikten sonra çok şey bilmek birşeye yaramaz. Suskunluk kimseyi yanıltmasın, çünkü susan konuşursa kimse kaldıramaz&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         &#8220;Sırtından vurana kızma, ona güvenip arkanı dönen sensin. Arkandan konuşana da darılma, onu insan yerine koyan yine sensin&#8221;.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Belkide tek hatamız; bize sadece elini uzatanlara, bizim kalbimizi uzatmamızdır &#8230;!</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Önemli olan; hayatta,&#8221;en çok şey&#8217;e sahip olmak&#8221; değil,&#8221;en az şey&#8221;e ihtiyaç duymaktır.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bir ülkede fakirlerin bebeklerinin içeceği sütü, zenginlerin kedileri, köpekleri içiyorsa o ülkede kapitalizm hakimdir.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         &#8220;Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme, ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme&#8221;. [Che]</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         &#8220;Bir kez kalp kırıldı mı, geriye dönüş yoktur bunun. Hiçbir şeye aldırmaz olursunuz. Mutluluğun sonu, huzurun başlangıcıdır bu.&#8221;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Uğruna bir şeylerden vazgeçeceğin insanı bulmak kolay; ama hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda kalmayacağın insanı bulmak asıl olay&#8230;! CAN YÜCEL</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Umduğun, bulduğundan fazla ise; ya azla yetinmeyi bileceksin, yada çekip gideceksin&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         İnsan en cok kendinde olmayandan bahsedermis.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gidiyorum dediğinde, sadece &#8216;gitme&#8217; diyebilmek kolay. Unutma ki; &#8216;Seni yalnız bırakmam bende geliyorum diyebilmektir asıl olay&#8217;.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Değişmek zordur; ama bazen aynı adam olmak daha zordur&#8230;Can Yücel</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Özür dilemek; sizin haksız olduğunuz, karşı tarafın haklı olduğu manasına gelmez. &#8220;Karşınızdaki insana verdiğiniz değerin, egonuzdan yüksek olduğunu ifade eder&#8221;.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         The pain never fades away, you just learn how to deal with it&#8217;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         ‎&#8217;Çok az şeye sahip olan insan değil, asıl çok şeyin özlemini çeken insan fakirdir.&#8217;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Elinden geleni yaptıktan sonra, sıra ayağından geleni yapmakta; &#8216;Gitmek gibi mesela&#8217;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gider gibi yapmadım ben, ya kaldım ya gittim. Sen ise kalır gibi yaptın, ama gittin ! Ve ben bittim.. [Cemal Süreya] ..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         -Neden mutsuzsun ? dedi. &#8216;Mutsuz değil, beceriksizim&#8217; dedim. &#8220;Sizin gibi, mutlu olduğumu sanmayı beceremiyorum&#8221;. hepsi bu !</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Birisi bana &#8216;Napıyorsun&#8217; diyince, kısık bir sesle &#8216;Hiç&#8217; diyorum. Kimse anlamıyor; H&#8217;ayatın İ&#8217;çinden Ç&#8217;ıkamıyorum..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         &#8220;Aslında bazen, hayatına girenleri düşünmeyi bir kenara bırakıp, kimlerin çıkması gerektiğini düşünmek gerek&#8221;.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         İnsanlar çok değişti, dikkat etmek lazım. Biriyle el sıkıştıktan sonra beşi de yerindemi diye parmaklarını saymak zorundasın<br />
Tolstoy ..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         İlkokul yıllarında durmadan yere düşürülen kurşun kalem gibiyim, dışım sapasağlam, içim paramparça..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         &#8220;Acın başkalarını güldürebilir; ama gülüşün başkalarına acı vermemeli&#8221;.<br />
[Chuck Palahniuk]</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Affedilen vazgeçilendir&#8230; O, affedildi&#8230; Çünkü ondan vazgeçildi !&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gitmekle gidilmiyor ki.. Gitmekle gitmiş olamazsın ! Gönlün kalır, aklın kalır, anıların kalır..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         &#8220;Hayatımda biri yok, Birinde hayatım var&#8221; diyebilmektir aşk.<br />
Can Dündar ..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bil ki, önemli değildir kaç kez yenildiğin.. &#8220;Çünkü asıl önemli olan, kaç yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin&#8221;..<br />
[Freud]</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gitmesini bileceksin kimi zaman, arkana bile bakmadan ! Ve kimi zaman sevdiğini söyleyeceksin, çok geç kalmadan.. CAN YÜCEL</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Ne kadar kalmak istesek de bazen gitmek zorunda kalırız. &#8220;Ve ne kadar gitmek zorunda olsakta, kalmaktan yanadır sol yanımız&#8221;.. [Aziz Nesin]</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bazen kırdım, çoğu kez kırıldım; &#8220;ama ben hiç kimseyi kaybetmedim, sadece zamanı geldiğinde vazgeçmesini bildim&#8221; Can Yücel</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Hayatından silmek istediklerini gerçekten sil, çünkü geri dönüşüm kutusunda bekletirsen; sistemini yavaşlatır !</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Düşmanından çok dostundan sakın ! Çünkü dostluk biterse; sana nasıl zarar verebileceğini en iyi dostun bilir sadece.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Baktın hayatın tadını çıkaramıyorsun; tadını kaçıranı, hayatından çıkar. (BOB MARLEY)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Kaderini sev, belki de seninki en iyisidir. (Nietzsche)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Hep korkarız yalnızlıktan ama bil ki yalnızsan; yalancı arkadaşların, iki yüzlü dostların ve çekip gidecek bir sevgilin olmaz.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik.. Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik !&#8230; Can YüceL</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gözün arkada kalacaksa marifet değildir gitmek&#8230; [Can Yücel]</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Ya tutacak kadar yakın olmalı, ya da unutacak kadar uzak&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Herkes gibi olmak, olmayacak birşey.. herkes gibi olmak, olmamak gibi birşey.. (Tolstoy)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bazen; yepyeni bir hayata atılacak ilk adım, bazende iyi giden bir hayata sert bir tokattır.&#8221; BEKLEMEK &#8221;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         ‎&#8217;Herkes ikinci bir şansı hakeder&#8217; derler ya hani. Unutma, &#8216;Seven gerçekten sevse, ilk şansını kaybetmezdi&#8217;. [Paul Auster]</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Her insan aşkı kaybedebilir; ama yalnızca sevmeyenler, vazgeçenlerdir unutma..! Bil ki aşk; kaybettiğiniz zaman değil, vazgeçtiğiniz anda bitmiştir aslında.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gerek yokken yanındalar, ihtiyacın olduğunda uzakta. Unutma ki, bazı kişiler hayatına girdiğinde hayatını aydınlatır, bazıları çıktığında. (ToLstoy)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Hiç kimse, başka bir kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir bilmelisin. Küçümsediğin hersey için gün gelir çok önemsediğin bir bedel ödersin. (TOLSTOY)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Ne iş yαpαrsın dedi: &#8220;Hαmαlım ben dedim&#8221;. Nαsıl yαni dedi. &#8220;Elimden tutmαsını bilenin yüreğini tαşırım dedim&#8230;&#8221;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Güvenilmek sevilmekten daha büyük bir iltifattır.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Sevmek seviyorum demek değil, yüreğinde hissetmektir&#8230;Ve aşk yanında olanı sevmek değil, bazen gelmeyecek birini beklemektir&#8230; (C.Y.)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Biz hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz..(Tolstoy)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         &#8220;Usandım boş yere hep gitmelerden, gelmelerden; Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden!&#8221;(Üstad)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bazen alabileceğin en büyük intikam affetmektir; Ve bazen karşındakine verebilecek en güzel cevap gülüp geçmektir.(Victor Hugo)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Varlığı birşey kazandırmayanın yokluğu ne kaybettirebilir ki?</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için gülümse&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         O kadar yoruldum ki artık hayattan.. Yoldan geçen bir taksiyi cevirip; &#8221;uzaklaşan hayallerimi takip et &#8221; diyesim var.. CY</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere, ayağım takılıyor yerdeki gölgelere&#8230; NFK</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Önümde çaresizlik, arkamda yorgunluğum var. Sağımda yalnızlığım, solumda dargınlığım var&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Aslında insanlar beni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece ben, &#8220;yanlış insanlar&#8221; üzerine hayal kuruyorum.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Yaşamak, ölüme anlam yüklemektir.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Öğüt , zamanında taze yenmemiş bir ekmeği; başkasına bayat yedirme denemesidir. (Ö.A)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Who laughs last who laughs best.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Düşman kelimesinin anlamını dost sıfatı taşıyanlardan öğrendim. . . (Sagopa Kajmer)</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Kararsız kalan kaderini kendisi yazamaz..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bir insanın sana neler vereceğine sakın bakma. Senin için nelerden vazgeçebileceğine bak.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Önemli olan zamana bırakmak değil, zamanla bırakmamaktır. N.H.R.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         &#8220;Seni ölüne dek seveceğim&#8221; boş laf. Seni sevdikçe ölmeyeceğim.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bir gün sıcaklığı ile ısınabileceğin bir dost bulursan, seni kovsa da yanından ayrılma. Birinin soğukluğu sanada geliyorsa, üşümemek için bırak onu, sana sarılsa da..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Sonunda EYVAH diyeceğin şeylere, başında EYVALLAH deme.. Pişman ol ama pişman ölme..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Men dakka dukka&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gözyaşının bile bir görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Sessiz kalmak kabullenmek değil, anlayabilene cevaptır&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         İnsanoğlunun baş derdi, kendilerine doğuştan bağışlanan hürriyetten sıyrılıp bunu bir an önce başkalarına devredebilmektir&#8230;Dostoyevski</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;"><span style="font-size: medium;">·</span>         <span style="font-size: medium;">Umut oldukça her yeni gün yeni bir başlangıçtır. </span></span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Aşk, tüketmemektir sevdiğini bir anlık geçici istekle&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         İstediğin bir şey olmuyorsa üzülme. Ya daha iyisi olacağı için yada gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Derin olduğunu bilen kimse, kolay anlaşılır olmaya çalışır. Kalabalığa derin görünmekten hoşlanan kimse ise anlaşılmaz olmaya çalışır. Kalabalık dibini görmediği her şeyi derin sanır çünkü.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bir ilişkide güç. o ilişkiyi daha az önemseyenin elindedir.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bir insana zorla sevdiremezsin kendini. &#8221;Bana güven&#8221; diyemezsin. Eğer kalbindeki yangını hissetmiyorsa ve aslında güvenmeden seviyorsa, O&#8217;na bir tek söz söyleyebilirsin. SEN BİLİRSİN. . . !</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Ya arkana bakmayacaksın, ya da bakacak birşey bırakmayacaksın.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Kimsenin vazgeçilmez olmadığını en iyi vazgeçtiklerim bilirler&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Ya içindesindir, kapılır gidersin. ya da dışındasındır, neye benzediğini bilemezsin&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gerçek aşk sevdiğini anınca yanmak, yandıkça sevdireni anmaktır. . .</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Hayatı tesbih yaptım, bazen sallıyorum, bazen çekiyorum &#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Bana o kadar yakınsın ki ,seni ben sandım.. Sana o kadar yakınım ki, beni sen sandım..Sen mi bensin ben mi senim şaşırdım kaldım.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Sen benim gönlümde oldukça, Yemende de olsan benim yanımdasın&#8230; Eğer sen benim gönlümde değilsen, yanımda da olsan Yemende sayılırsın</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Filmin başrol oyuncusu benzer filmde hep aynı rolü üstleniyorsa, ya başka bir rol yeteneği yoktur yada o rol üzerine yapışmıştır. Ya aynı rolü oynamayı reddedecektir yada kendini yenileyip başka rollere de talip olacaktır. Kesin olan tek şey o rolü tekrar oynamamalıdır.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Vermeden almak sadece bir makama aittir. Onun dışında ne kadar değer, sevgi, ilgi, aşk, önem verirsen o kadar beklemelisin. Ya da hiç almamayı tercih etmelisin.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Etkili insanların 7 alışkanlığından 3.sü; Önemli işlere öncelik vermek. Sizin için önemli olan ne ise önceliğiniz o olmalı. Hayatınızdaki insanları da önem sırasına göre önceliklendirmek gerekir.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Neyi arıyorsan sen O&#8217;sun. Zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşık.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Pokerdeki en büyük hata elinin çok iyi olduğunu düşünüp gözünün kararmasıdır. Oysaki elinde kupa flush royal yoksa unutmamalısın ki her zaman senden daha iyi biri olabilir. Ve yine unutma ki kupa flush royal tanrının kağıdıdır ve insanın eline hayatı boyunca bir kez geçer veya geçmez. Ve senin eline geçtiğinde masada herkeste beş benzemez varsa sadece açara razı olmak zorunda kalırsın.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Pokerde önemli olan iyi kağıtlara sahip olmak değildir. Marifet oyuna ne zaman girip ne zaman çıkacağındır. Öyle bir an gelir ki, tıpkı güreşte olduğu gibi tuş olmamak için pes demen gerekir. Bazen pes etmekte kazanmaktır aslında.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Gerçek dost, elinizi tuttuğunda kalbinize de dokunandır.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         İnsanı iki şey öldürürmüş; sevmediği insanın silahından çıkan mermi, sevdiği insandan gelmeyen ilgi&#8230;</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Göğe bezgin bakanların bir türlü öğrenemediği bir oyundur satranç..</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Hayatı poker oynuyormuş gibi yaşayanları anlamak zordur. Onlar 5 benzemezle rest çekerler, flush varken pas geçerler. Ve siz onları asla anlayamazsınız.</span></h6>
<h6><span style="color: #000000; font-size: medium;">·         Kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim&#8230;</span></h6>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/sevdigim-sozler/">Sevdiğim sözler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koçun yolculuğu</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/kocun-yolculugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:44:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[Mentorluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3257</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koçluk eğitimleri aldıktan sonra benim kendimde ve çevremin bende farkettiği bir sürü değişiklikler yaşamaya başladım. Herşeyden önce daha çok dinlediğimi fark ettim. Daha doğrusu daha dikkatli dinlediğimi hissediyor ve hissettiriyordum. İnsanlarla daha çok ilgilenmeye başladım. Bazen öyle şeyler anlatıyorlardı ki onları o an dünyanın en önemli şeyini anlatıyorlarmış gibi dinlediğimi gördüm. Aslında herkesin kendi başına...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/kocun-yolculugu/">Koçun yolculuğu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Koçluk eğitimleri aldıktan sonra benim kendimde ve çevremin bende farkettiği bir sürü değişiklikler yaşamaya başladım.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Herşeyden önce daha çok dinlediğimi fark ettim. Daha doğrusu daha dikkatli dinlediğimi hissediyor ve hissettiriyordum. İnsanlarla daha çok ilgilenmeye başladım. Bazen öyle şeyler anlatıyorlardı ki onları o an dünyanın en önemli şeyini anlatıyorlarmış gibi dinlediğimi gördüm.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Aslında herkesin kendi başına ayakları üzerinde durabileceğini gördüm. Fakat çevreleri buna inanmadığı için çoğu kez insanların da buna inanmadığını fark ettim.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Ve koçun bir klavuz değil bir yol arkadaşı olduğunu anladım. Herkes kendi yolunu bulabilecek yeteneğe sahiptir ve sadece bunun ortaya çıkarılması gerekir.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Unvan sürecinde benim en çok ihtiyacım olan şey elbette tecrübe idi. Ve bu tecrübe ancak koçluk yaparak sağlanabilirdi.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Oğlumun okuduğu liseye gittim. Öğrenci koçu olduğumu, eğer bana uygun bir yer sağlarlar ise haftanın 2 günü 2-3 saat gönüllü koçluk yapabileceğimi belirttim. Çok ilgilendiler. Bunu bir proje haline getirmek için dilekçe ile başvurup tüm sertifikalarımı ibraz ettim. Her hafta 2 gün, ikişer saat okulda gönüllü koçluk yaptım. Gönüllü başlayan bu süreç bir süre sonra öğrencilerin ufak tefek hediyeleri ile süslendi. Çorap hediye eden de oldu, gömlek hediye eden de. Hatta bir sepet köy yumurtası bile getiren oldu.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Çalıştığım işyerinde işime ek olarak koçluk yapabileceğimi bildirdim. Yönetim çok sıcak karşıladı. İlk zamanlar 1-2 kişi ile başlayan süreç zamanla 13-14 kişiye belirli dönemlerde koçluk yapmaya kadar gitti. Öyle ki sadece işyerinde haftada 6-7 saat koçluk yapmaya başladım.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Hiç kimseye ben koçum gelin size koçluk yapayım demedim. Bununla ilgili internet sitelerinde veya sosyal medyada duyurular yapmadım. Fakat her kurduğum iletişimde bir farklılık yaratarak insanların benim ne yaptığımı merak etmesini sağladım.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Ve tüm bunların sonucunda -tabii ki ICF’in ACTP mezunlarına sağladığı 750 saat yerine 500 saat avantajı ile 21.06.2016 tarihinde ACC olmadan direkt PCC ünvanı ile ödüllendirildim.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Bu süreçteki herkese tavsiyem şudur; koçluğu sevin ve ilgi gösterin, koçluğa zaman ayırın. Özellikle tecrübe saatlerinizi kaydetmeyi unutmayın. İlk başlarda 50-60 saat olunca sanki hiç 100 saate ulaşamayacağınızı ve hatta 500 saatin imkansız olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat inanın günde 1-2 saatinizi ayırdığınız takdirde 1,5-2 yıl içinde PCC olmamanız için bir engel yok.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Herkese bu yolculukta huzur, azim ve enerji diliyorum.</span></h4>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/kocun-yolculugu/">Koçun yolculuğu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koçluk yolculuğu</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/kocluk-yolculugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:42:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[Mentorluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aslında her şey 2000 yılında çalıştığım firmada satış yöneticisi olmamla başladı. Satış temsilcisi iken zaman yöneticilerimizden duyduğumuz iki kelime vardı; Coaching &#38; Counseling… Yönetici olana dek bunun sihirli bir şey olduğunu sanırdım. Sonrasında öğrendim ki bu yöneticilere verilen bir eğitimmiş. Eğitimi aldıktan sonra ise büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Bir yöneticinin, kendisine bağlı çalışanlarla yaptığı...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/kocluk-yolculugu/">Koçluk yolculuğu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="itemIntroText">
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Aslında her şey 2000 yılında çalıştığım firmada satış yöneticisi olmamla başladı. Satış temsilcisi iken zaman yöneticilerimizden duyduğumuz iki kelime vardı; Coaching &amp; Counseling… Yönetici olana dek bunun sihirli bir şey olduğunu sanırdım. Sonrasında öğrendim ki bu yöneticilere verilen bir eğitimmiş.</span></h4>
</div>
<div class="itemFullText">
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Eğitimi aldıktan sonra ise büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Bir yöneticinin, kendisine bağlı çalışanlarla yaptığı saha ziyaretleri sırasında kurduğu bir iletişimin adına “koçluk” deniliyormuş.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;"><span lang="TR">Sezgilerim bana bunun doğru olmadığı söylüyordu. O yıllarda henüz ülkemizde yeni yeni duyulan koçluk kavramı bu kadar dar bir alana sıkıştırılamazdı. </span>Ve koçluğu aramaya başladım. Özel bir üniversitede davranış bilimleri alanında yüksek lisans yapmaya karar verdiğimde seçtiğim alan “Yönetimde Koçluk” idi. Bu süreçte bir sürü değerli insanla tanıştım. Ama Mahir Ünal ve Dost Can Deniz bu isimlerin en önemlileri idi.  Öyle ki onlar sayesinde koçluğun gerçek anlamını öğrenmiş oldum.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Yıllar sonra 2011 yılında bir internet sitesinde yaşadığım şehirde bir koçluk okulu olduğunu duydum. Tekrar bir koçluk eğitimi alma aşkı ile hemen o gün görüşmeye gittim. Fakat yine içime sinmeyen bir şeyler vardı. Ben koçluğun yapılan bir şey değil olunan bir şey olduğunu savunuyordum. Oysa ki görüştüğüm kişi sanki bunun aksini düşünüyordu. Tekrar koçluk eğitimi alma heyecanımı rafa kaldırdım.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">2014 yılının Ağustos ayında bir sabah uyandığımda kendime şu soruyu sordum “Neden koçluk eğitimi alıp ta bu işi meslek olarak yapmıyorsun ?” Öyle ya koçluk yıllardır içimde büyük bir aşk ile duruyordu.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Hiç vakit kaybetmeden koçluk eğitimi almış bir arkadaşıma nasıl bir eğitim almam gerektiğini sordum. Söylediği tek bir cümle vardı; “Alacağın eğitim kesinlikle ICF akredite bir eğitim olsun”</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Hemen google açtım ve arama çubuğuna “ICF Akredite Koçluk Eğitimi” yazdım. Karşıma Sola Unitas Coach Academy çıktı. Yaklaşık 3 saat boyunca sitenin tüm sayfaları en küçük detayına kadar inceledim. Ve karar verdim. Benim beklentilerime karşılık verebilecek bir eğitim kurumu bulmuştum. Her şey çok açık ve netti. Soru sormamı gerektirecek veya soru işareti bırakabilecek hiçbir şey yoktu. Şimdi sırada Sola’ya kabul edilebilmek için ön şart olan mülakatı geçmem gerekiyordu. Hatta süreç uzadıkça ilk temas ettiğim kişi olan Sevgili Aslı Aydemir’i bunaltmaya başladım; Ne oldu? Neden aranmadım?</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Mülakat için arayan Sevgili Şirin Aydıner ile 75 dakikalık bir mülakat yaptık. O sordu ben anlattım, ben sordum o cevapladı. Aslında benim kafamda tek bir soru vardı; Koçluk yapılan bir şey mi olunan bir şey mi? Neyse ki bu konuda da tam aradığım yerde idim. Şirin’in ise öğrenmek istediği şey şu idi; Bu eğitimi neden almak istiyorsun. Benim cevabım ise; Koçluğun ne olmadığını biliyorum ama ne olduğunu öğrenmek istiyorum.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Gerçekten de 2003-2014 arası geçen arayışlarımda koçluğun ne olmadığını anlamıştım da ne olduğu konusunda tam emin değildim.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Fakat Sola’da eğitime başladığım daha ilk günün akşamında, artık koçluğun ne olmadığı konusunda da emin olmadığımı fark etmiştim.  Her şey çok güzel başlamıştı ve öyle de devam edeceğine dair işaretler veriyordu.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Nasıl geçtiğini anlamayacağım kadar akıcı, eğlenceli ve etkileyici eğitimlerden sonra temel koçluk eğitimimi tamamlayıp 16 Kasım 2014 tarihinde ICF üyesi bir koç oldum.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Fakat içimdeki eğitim aşkı bir türlü bitmiyordu. Tüm eğitim modüllerini bir kez de asistan olarak katılıp tekrarladım.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Tabii ki bu da yetmedi. Yine Sola’daki uzmanlık eğitimlerine göz diktim. Ve hiç ara vermeden sırasıyla Öğrenci koçluğu, Yönetici koçluğu, İlişki koçluğu ve Takım koçluğu eğitimlerini alarak koçluk konusunda tam donanımlı bir hale geldim. Kendimi öyle güçlü hissediyordum ki koçluk yapamayacağım hiçbir alan  kalmamıştı.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Kazanımlarım sadece bu değildi elbette. Adeta bir aile ortamında eğitim almış olmanın keyfini yaşamıştım. Eğitim veren hocalarımın aslında çok iyi birer dost olduğunu gördüm. Şimdi her birini 7 gün 24 saat arayabilmenin rahatlığına sahibim. Okulun başındaki sevgili Umut Kısa her yönünle tam bir usta ve mentordur. Eğer moraliniz bozuksa ve sevgili Tülin’i ararsanız 5 dakika içinde kendinizi dünyanın en mutlu insanı hissedebilirsiniz. Enerjiniz düşükse Aslı’yı arayın bir anda enerji ile dolun.  Bir de Şirin var ki ben ona hep “adı ile müsemma” derim.</span></h4>
<h4><span lang="TR" style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Şimdi sırada ACTP sürecini tamamlamak vardı. Öyle ya eğer koçlukta ilerlemek istiyorsam bunu muhakkak tamamlamam gerekiyordu. Sevgili Tülin’in üçlü koçluktaki liderliği çok önemli idi. Umut Kısa’nın mentor koçluğu ise büyük değer kattı. Ve nihayet ACTP sürecini de tamamladım. Artık tam donanımlı olarak koçluğun içerisindeydim.</span></h4>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/kocluk-yolculugu/">Koçluk yolculuğu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koç insan değil mi?</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/koc-insan-degil-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:41:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanırım bugünlerde herkes alıngan, kırılgan ve tepkisel olmaya başladı. Ya da bana böyleleri denk geliyor. Yanlış gördüğümü eleştiremez oldum. Gelen tepki &#8220;Size yakıştıramadım&#8221; &#8220;Bu cevap mesleğinizle hiç uyuşmuyor&#8221; &#8220;Daha motive edici bir yaklaşım beklerdim&#8221; Biz superman miyiz? Sizin koçluktan anladığınız nedir? Sizce koçun görevleri nelerdir? Ortada bir sorun olduğu kesin. Ya biz koçlar yaptığımız işi...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/koc-insan-degil-mi/">Koç insan değil mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Sanırım bugünlerde herkes alıngan, kırılgan ve tepkisel olmaya başladı. Ya da bana böyleleri denk geliyor.</p>
<p>Yanlış gördüğümü eleştiremez oldum. Gelen tepki &#8220;Size yakıştıramadım&#8221; &#8220;Bu cevap mesleğinizle hiç uyuşmuyor&#8221; &#8220;Daha motive edici bir yaklaşım beklerdim&#8221;</p>
<p>Biz superman miyiz?</p>
<p>Sizin koçluktan anladığınız nedir?</p>
<p>Sizce koçun görevleri nelerdir?</p>
<p>Ortada bir sorun olduğu kesin. Ya biz koçlar yaptığımız işi fazla abarttık ve kendimizi kaf dağının tepesine koyduk ya da insanların koçluğu algılamasında sorun var.</p>
<p>Koç, bildiğiniz sıradan bir insan.</p>
<p>Yaptığı iş ise kişilerin iş ve özel hayatlarının dengede olması ve bütünsel potansiyellerini en üst seviyeye çıkarmaları için ilham veren, düşündüren ve yaratıcı bir süreci yönetmek.</p>
<p>Bunun dışında koça veya koçluğa bir anlam yüklemek hem koça hem de sürece büyük zarar verir. Süreçte kilit nokta kişinin kendisidir. Herşey istemekle başlar. Koç bir motivatör değildir, kişinin içinde istek yoksa motivasyon ne işe yarar?</p>
<p>Koç psikolog, psikiyatrist veya terapist hiç değildir. En tehlikeli alanlardan birisi burası. Bizler sıradan insanlarız. Bu saydıklarım uzun süreli eğitim ve uzmanlık gerektiren işler. Ayrıca koç, danışman, akıl hocası, arkadaş, sırdaş, yönlendirici de DEĞİLDİR.</p>
<p>Koç, bidiğiniz dümdüz bir insandır.</span></h4>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/koc-insan-degil-mi/">Koç insan değil mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kimlik gelişimi</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/kimlik-gelisimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:40:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3251</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatta en kolay yaptığımız şeylerden biridir bir başkasını kimliklendirmek. Bunu öyle basit ve kolay yaparız ki sonuçlarına ve değerlerine hiç önem vermeden.  Yalan söylediğini duyduğumuz veya anladığımız biri bizim için “YALANCI” dır artık. Oysaki bu kimliği verirken altını çok iyi doldurmak gerekir. İnsanın kimlik oluşumu önce ÇEVRE boyutunda başlar. Çevredeki olayları takibine GÖZLEM boyutu denir...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/kimlik-gelisimi/">Kimlik gelişimi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><span style="font-family: verdana,geneva; font-size: medium;">Hayatta en kolay yaptığımız şeylerden biridir bir başkasını kimliklendirmek. Bunu öyle basit ve kolay yaparız ki sonuçlarına ve değerlerine hiç önem vermeden. </span></p>
<p><span style="font-family: verdana,geneva; font-size: medium;">Yalan söylediğini duyduğumuz veya anladığımız biri bizim için “YALANCI” dır artık. Oysaki bu kimliği verirken altını çok iyi doldurmak gerekir.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana,geneva; font-size: medium;">İnsanın kimlik oluşumu önce ÇEVRE boyutunda başlar. Çevredeki olayları takibine GÖZLEM boyutu denir kimlik oluşumunda.<br />
</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana,geneva; font-size: medium;">Yapılanları inceler ve öyle davranmaya başlar ki bunun adı DAVRANIŞ boyutudur. Sonra bu davranışları sıklıkla yapmaya başlar ve artık ALIŞKANLIK boyutunu yaşıyordur içinde.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana,geneva; font-size: medium;">Bu alışkanlıkları öyle içselleştirir ki zamanla bu alışkanlıklar onun için vazgeçilmez olur. İşte bu boyuta biz DEĞER/İNANÇ boyutu diyoruz. Bu boyutta çok uzun zaman kalan veya bu boyutu dolu dolu yaşayanları KİMLİK boyutuna taşımak çok daha hakkaniyetlidir.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana,geneva; font-size: medium;">Hırsızlık yaptığını gördüğümüz bir kişiye HIRSIZ kimliği verebilmek için tüm aşamalardan geçtiğinden emin olmak gerekir aslında. Öyle ki hırsız önce çevresindeki hırsızları gözlemleyip çalmaya başlamış olmalı. Sonra bu çalmalar alışkanlık ve hatta bu alışkanlıklar onun için normal, doğal ve olmazsa olmaz olmalıdır ki ona hırsız denilebilsin. Bunlardan emin olmadığımız bir durumda bu kimliklendirmek neden veya bunu yapabilecek yetenek ve tecrübe nereden ?</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana,geneva; font-size: medium;">Çocuğumuzun yalan söylediğini gördüğümüzde de düşünmeliyiz bu süreçleri. Oğlum yalanı nerden ne zaman gördü, duydu. Veya hangi boyutta bu kimliğe giden yol.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana,geneva; font-size: medium;">Dikkate alınması gereken bir durumda her boyutun sorunu için bir alt boyuta inilmesi gerekliliği. Eğer yalanı DEĞER/İNANÇ boyutunda yaşıyorsa, ALIŞKANLIK boyutunu nasıl gözden kaçırdığımızı veya o boyutta iken bu sorunu neden önemsemediğimizi düşünmeliyiz aslında.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana,geneva; font-size: medium;">Kimlik, kolayca verilemeyecek veya verirken tüm aşamaları incelenmesi gerekecek kadar ciddi bir konudur. Ancak aşamalarını gözlemlerken sonrasını da hesaba katmak gerekir. İlk yapıldığında sevimli, afacanca, çocuksu veya komik gelen davranışların ileriki boyutta kimliklenmiş hali hem bireyin ve ailenin hem de toplumun içine konulmuş ve pimi çekik bir el bombası olması kaçınılmaz bir hal alabilir.</span></h4>
<h4><span style="font-family: verdana,geneva; font-size: medium;">Semih Pehlivan</span></h4>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/kimlik-gelisimi/">Kimlik gelişimi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş arıyorum</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/is-ariyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:39:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3249</guid>

					<description><![CDATA[<p>“İş arıyorum” derken aslında demek istediğiniz nedir?  “Aş arıyorum” mu yoksa “Kendime uygun pozisyon arıyorum” mu?  Eğer aş arıyorum demek istiyorsanız eğitimlerinizin, tecrübenizin, başarılarınızın ve beklentilerinizin hiçbir önemi olmadığının farkında olmalısınız.  Zamanında bir adam tanıdım. Çok büyük bir şirketin insan kaynakları müdürü iken –hatırlamadığım bir sebepten- işsiz kalmıştı. Sonra “kendine uygun bir pozisyon” ararken ne...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/is-ariyorum/">İş arıyorum</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 class="ca-activity-header__article-title"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">“İş arıyorum” derken aslında demek istediğiniz nedir? </span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">“Aş arıyorum” mu yoksa “Kendime uygun pozisyon arıyorum” mu? </span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Eğer aş arıyorum demek istiyorsanız eğitimlerinizin, tecrübenizin, başarılarınızın ve beklentilerinizin hiçbir önemi olmadığının farkında olmalısınız. </span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Zamanında bir adam tanıdım. Çok büyük bir şirketin insan kaynakları müdürü iken –hatırlamadığım bir sebepten- işsiz kalmıştı. Sonra “kendine uygun bir pozisyon” ararken ne yaptı biliyor musunuz? Bir semt lokantasında garsonluk yaptı. Herkes ona “Ya burada ne işin var, sana iş mi yok” dediğinde verdiği cevap şu idi; “Rutin ödemelerim var, çalışıp para kazanmak zorundayım.” Ve hiç yüksünmedi, gurur yapmadı ve utanmadı. Sonra bir gün adamdan haber aldım. Çok büyük bir holdingin insan kaynakları direktörü olmuştu. Bir iş için ofisine gittik. Kısa süre öncenin garsonu şimdi 40m2 bir ofiste tüm İstanbul manzarasına hakimdi. </span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Eleman arayan arkadaşlarım “Tanıdığın var mı?” diye sorduğunda aklıma ilk önce evde oturan işsiz dostlarım gelir. Hemen onları ararım. Aralarından bazıları “Maaş ne veriyorlarmış?” dediklerinde cevabım “Bilmiyorum ama evde otururken kazandığından daha fazla olacağından eminim” derim. </span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Eğer sorumluluklarınız yoksa, rutin ödemeleriniz, borçlarınız yoksa, kenarda uzun yıllar yetecek paranız çoksa elbette “Kendinize uygun pozisyon” aramak en doğal hakkınız. Fakat bu “yoksa” denilenlerin biri bile “varsa” o zaman bırakın “iş arıyorum” demeyi. Siz aslında “aş arıyorum” diyor olmalısınız. </span></h4>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/is-ariyorum/">İş arıyorum</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diktatörlük</title>
		<link>https://www.semihpehlivan.com/diktatorluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih PEHLİVAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 11:36:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.semihpehlivan.com/?p=3247</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yönetim biçimlerinin değiştiği veya değiştirilmek istendiği topluluklarda diktatörlük ilk zamanlar gerekli bir davranış biçimidir. Özellikle mozaik toplumlarda her kafadan çıkacak sesler, her şeyden önce devrimleri engeller. Gelişimi durdurur. Çünkü bir kesim gruplar yıllarca süregelen alışkanlıklardan ve inanışlardan nemalanırlar. Atatürk’ün diktatörlüğü yıllarca hem içeride hem de dışarıda tartışıldı, incelendi ve araştırıldı. Azımsanmayacak büyüklükte bir kesim Ulu...</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/diktatorluk/">Diktatörlük</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 class="ecxmsonormal" style="text-align: left;" align="center"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Yönetim biçimlerinin değiştiği veya değiştirilmek istendiği topluluklarda diktatörlük ilk zamanlar gerekli bir davranış biçimidir.</span></h4>
<h4 class="ecxmsonormal" style="text-align: left;" align="center"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Özellikle mozaik toplumlarda her kafadan çıkacak sesler, her şeyden önce devrimleri engeller. Gelişimi durdurur.<br />
</span></h4>
<h4 class="ecxmsonormal" style="text-align: left;" align="center"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Çünkü bir kesim gruplar yıllarca süregelen alışkanlıklardan ve inanışlardan nemalanırlar.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Atatürk’ün diktatörlüğü yıllarca hem içeride hem de dışarıda tartışıldı, incelendi ve araştırıldı. Azımsanmayacak büyüklükte bir kesim Ulu Önder’i diktatör olarak tanımladı.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Aslında haksızda sayılmazlar. Atatürk özellikle devrim süreçlerinde hızlı hareket etmek zorunda idi.  Hızlı karar verip uygulamak için ruhunun derinliklerine işlemiş olan ve onu dünyanın en eşsiz lideri yapan ileri görüşlülüğünün de gücü ile devrimleri hızla gerçekleştirdi. Bazen günlerce, aylarca düşündü bazen saniyelerde karar verdi. Eğer harf devrimini, kılık kıyafet devrimini ve daha bir çok yeniliği halka danışsa idi biz bugün hala fes ve sarıkla dolaşan, arap alfabesi kullanan ve kısasa kısasla cezalandırılan toplum olurduk.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Menemen olaylarını kendisine haber verenlere cevabı çok net bir o kadar da diktatörce idi; “Menemeni yakın” Kurmayları onu bu kararından vazgeçirmek için çok uğraştılar.  Ama o haklı idi. Cumhuriyet için bu kadar çaba harcandıktan sonra gericilerin bir asteğmeni kör testere ile keserken alkış tutan halkı ölümle cezalandırmak için diktatör olmak gerekirdi.  Sonrasında cezayı Menemenin girişine yapılacak siyah utanç anıtına indirmesi istese bile diktatör olmasını engelliyordu.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Bu sıralar Galatasaray ve Beşiktaş kulüpleri yönetimlerine müdahalelerle anılıyor. Galatasaray’ın üzerindeki lise egemenliği Beşiktaş’ta Çarşı grubu olarak karşımıza çıkıyor.  Bu gruplar başkan seçimi de dahil olmak üzere tüm camiayı etkisi altında tutuyor.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Benzer bir durum yıllar önce Fenerbahçe’nin başında idi. Semih Bayülkenler, Aziz Yılmazlar kulübü istediği gibi yönetiyorlardı. Başkan adayı kesinlikle yönetime bu grupların söyleyeceği kişileri de almak zorunda idi. Çünkü bu gruplar büyük güçtü. Aziz Yıldırım adlı diktatör daha ilk döneminde üye aidatlarını 60 TL den 600 TL’ye çıkardı. Çünkü bu grupların liderleri sadece yıllık aidatlarını ödedikleri için binlerce üyeyi elinde tutabiliyordu. Öyle ki 60.000 TL ile 1000 üyenin aidatını ödeyenler için 600.000 TL büyük rakamdı.  Bu basit değişiklik bile üyelerin boynundaki prangayı kırmaya yetti.</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Bugün seçimi etkileyecek büyüklükte herhangi bir grubun olmaması için bir diktatör lazımdı ve aranan kişi bulunmuştu artık. Zaman zaman öne çıkmaya çalışan grupçuklar yine diktatörce kulüpten uzaklaştırılıyor.<br />
</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Dün Aziz Yıldırımı kulübü gruplardan kurtardığı için alkışlayanlar bugün diktatörlüğünden şikayet etmekte ne kadar haklılar?<br />
</span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Aslında haklılar. Eğer diktatörlük devrim için ise alkışlanır, desteklenir. Ancak sonrasında alışkanlık halini alıyorsa ve bu bir davranış modeli haline geliyorsa işte orda sorunlar başlar. Mevkiiler, makamlar insanın egosunu öyle bir okşar ki kendini tanrı zannettirir.  Ancak mekanları yüksekler olan tanrıların yanında olduğunu zannedenlerin  düşüşleri  asla yumuşak olmaz. </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: medium;">Semih Pehlivan</span></h4>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com/diktatorluk/">Diktatörlük</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.semihpehlivan.com">Semih Pehlivan</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!-- WP Optimize page cache - https://getwpo.com - page NOT cached -->
